![]() |
|||
|
Ana Sayfa | 2. El Motosiklet | 2. El Aksesuar | Markalarımız | Faydalı Bilgiler | Basın Yazıları | Geziler | Hatıra Defteri | İletişim |
|||
|
BEN SİZE DEMEMİŞTİM, DEĞİL Mİ?
Yazılarıma neden ara
verdim? İki yıl öncesine kadar da her şey yolunda gidiyordu. Ürünlerini daha ucuza mal etmeye çalışan markalar, yatırımlarını ucuz iş gücüne sahip uzakdoğu ülkelerine kaydırarak, büyük bir hataya düştüler. Çünkü kısa zamanda markaların kötü taklitleri sadece ülkemizi değil, Dünya'yı sardı. Bu konuda yerli motosiklet basınında söylenmeyen kalmadı. Bir tek ben yorum yapmadım. Şimdi de yapmıyorum. Sükut altındır sözü bir kez daha doğrulandı. Çünkü motosiklet taklitlerinin artık süngüsü düştü ve geriye boşalmış dükkanların camında yazan şok kampanya yazıları kaldı. Hikayenin o kadar çok hazin yanı var ki, hangisinden başlayayım. Fren yaptığında, fren merkezi braketinden kırılıp üstündeki insanların hayatını riske sokmasından mı, adına ruhsatlı aracı, servislerde parçasızlıktan yatarken ödemek zorunda olduğu vergilerden mi, yoksa ikinci elde çöp olmasından mı? Yazık bu insanlara. Motosiklet taklitleri üzerine yapılan çeşitli yorumlardan en yoğunu “Türk insanı motosiklet ile tanıştı” diyorlar. Ben buna kat-i suretle katılmıyorum. Benim rahmetli annem çok kıymetli bir öğretmendi. Ben ilk okulda okurken baş öğretmenimiz Bahattin Alagöz, müzisyen kardeşler Selçuk, Rana, Ali Alagöz'ün babalarıydı. Dolayısı ile tanışırdık. Ben mandolinden gitara geçmek istediğimde, Alİ Alagöz, altmışlı yılların efsanesi Jimi Hendrix'in kullandığı beyaz Gibson gitarının aynısını kullanıyordu. Sadece Jimi’nin ki solaktı. Rahmetli annem bana onu almak istedi. Alagözler dediler ki, “Firdevs hanım, bu gitar Tolga'ya başlangıç için çok fazla”. Anneciğimin cevabı aynen şöyle oldu, “eğer Tolga'ya ucuz bir gitar alırsam, çıkan ritmlerden haz almayabilir, başladığı gibi bırakır”. Evet, ben bir Jimi Hendrix olmadım. Zaten motosiklette de Valentino Rossi olamayacağım gibi ama kırk yıldır keyifle motosiklete de binerim, gitar da çalarım. Önemli olan kabiliyet limitlerinde de olsa yapılan hobiden keyif almaktır. Bu sizin kullandığınız araçların kalite seviyesi ile de doğru orantılıdır.
2005 yılı motosiklet adetleri üzerine yapılan istatistiklerdeki artış,
distribütörlerin iştahını kabarttı. O zaman daha çok getirip, daha çok
satma düşüncesi kotaları yükseltti. Pazarda bir hazırlık, bir hazırlık.
Fuarın biri Lütfi Kırdar'da, biri CNR'da ve CNR'da ki fuarın ikinci günü
bir haber fuarın ortasına bomba gibi düştü. ÖTV % 8 den, 250 cc motor
hacmine kadar % 22 ye, üzeri hacimlerdeki motosikletlerde % 37 ye
çıkarılmıştı. Bütün hesaplar alt üst oldu. Ama bunun yine asıl sebebi
piyasaya sokulan ucuz motosikletlerin yarattığı suni artıştı. Bütün
pazarlar böyledir. Önce gelişmesi beklenir, sonra verimi alınır. Burada
aslında gelişen doğru düzgün bir şey olmadığı halde motosiklet darbe
aldı. 2007 yılı motosiklet piyasası nasıl olacak? Markalar 2006 yılı adetlerinin dörtte birini getirip, gerçek değeri üzerinden satacaklar. Böylece ikinci el motosiklet kıymetlenecek. Yeni oluşacak motosiklet fiyatlarını diğer ülkelerle kıyaslayacak olursanız, en pahalı benzinle yürüyen en pahalı motosiklete biz bineceğiz. Gördüğünüz gibi, yine birinciyiz.
Motosikletçi |
|
||